Dostoyevski’nin şaheseri `bratya karamazovy`’da (türkçe’deki adıyla Karamazov Kardeşler) mahalle çocuklarının yaptığı aktivite, insanın kanını dondurur. köpeklerin bu ekmeği yedikten sonraki feryadı, okurken bile insanın içini burkar.
“he told him to take a piece of bread, to stick a pin in it, and throw it to one of those hungry dogs who snap up anything without biting [...]
bir ihsan oktay anar romanı/şiiri..
“efsane ve söylentilerin hakikatin ta kendisi olabileceği” [12] düstüründan hareketle kitabın hikayesine bir dalalım. `sofuayyaş` mahallesinde yaşayan cimriliğin timsali `kalın musa` [17] müzmin hasta kemençe çalabilen `veysel` [20] adlı bir oğula sahiptir. bu şahsa kemençe alan ise hemen kapısnın girişinde kanaryanın öttüğü bir kahvehane işleten kalın musa’nın kardeşi `muhayyer hüseyin efendi`dir [...]