mustafa2Yapım Yılı: 2004
Yönetmen: Çağan Irmak
Oyuncular: , , , Şerif Sezer, ,
İzlenme Değeri: 80/100

Mustafa, reklam şirketi olan genç, başarılı ve mutlu bir iş adamıdır. Severek evlendiği karısı Ceren ile bir de çocukları vardır. Fakat aynı Mustafa kendi ailesi de dahil olmak üzere etrafındakilere tepeden bakan, hayatı kendini merkeze alarak yaşayan birisidir. Bir gün karısının kazada öldüğü haberini alır ve hastanede karısının kaza yaparken yalnız olmadığını yanında bir başka erkeğin bulunduğunu öğrenir. Bu erkek taksi şoförlüğü yapan Fikret’tir ve kazada yaralanmasına rağmen hayatta kalmıştır. Mustafa hastaneden çıkınca Fikret’i kaçırarak karısının kendisini neden aldattığını çözmeye çalışır.

Filmin buradan sonrası Freud’un psikanaliz koltuğuna dönüşür. Fikret “Freud” rolündedir, Mustafa ise hasta. Mustafa’nın sorduğu soruların cevabı yakın geçmişteyken, Fikret’in Mustafa’ya sorduğu cevapların tamamı uzak geçmişte, Mustafa’nın çocukluğundadır. Çocukluk döneminde yaşanan bir olay, kardeş katli, Mustafa’nın bütün davranış biçimlerine sinmiş, onu bütünüyle şekillendirmiştir. Fikret’le olan diyalogu çocukluktaki bu olayı yeniden yaşamasını sağlayarak bir anlamda bilinçaltının temizlenmesini mümkün kılar. Fakat bu filmin en kestirme analizi.

Filmin asıl alt metni Mustafa ve Fikret’in Ceren’in ölüsüyle halleşmeleridir. Elbette Ceren gerçekten ölmüştür, fakat Mustafa’nın zihninde Ceren halleşilmesi ve anlam dünyasında bir yere konumlandırılması gereken pozisyonunu devam ettirmektedir. Mustafa için Ceren kocaman bir boşluğu temsil etmektedir ve bu boşluk rahatsız eder. Fikret ise, kısa süreliğine tanıdığı gönül eğlendirdiği Ceren’i unutmuş gündelik hayatına devam etmektedir. Fakat kaçırma ve sonrasında yaşananlar Fikret ve Mustafa’nın rollerini bütünüyle değiştirir. Artık Ceren Fikret için geçmişte kalan unutulup giden bir şey değil, halleşilmesi gereken ve sürekli bir şekilde meşgul eden bir pozisyon kazanır. Mustafa içinse Ceren rafa kaldırılmış, bitmiş bir hikayedir. En son mezarlık ziyareti bunu açıkça gösterir. Mezara gelen Mustafa değil, Fikret’tir.

Peki, rol değişimini mümkün kılan şey nedir. Küçük bir yalan. Fikret öldürülmeyi beklerken Mustafa’nın Ceren’in kendisini sevip sevmediğine yönelik sorusuna onu sevmediği şeklinde söylediği yalan. Bu yalan Mustafa’nın gözünde Ceren’i bütünüyle bitirirken, Fikret için Ceren’i yeniden kurar. Filmin alt metnini ilginç yapan nokta da burası, yaşam söylenmeyen ya da yanlış söylenen şeylerin belirlediği, kurduğu, yeninde şekillendirdiği bir şeydir. Annesinin kardeşini öldürdüğünü bilmesine rağmen Mustafa’ya bu konuda tek kelam etmemesi nasıl onun tüm yaşam ve davranışlarına nüfuz etmişse, Fikret’in söylediği yalan da benzer bir şekilde Mustafa’nın yaşamını şekillendirir.

O halde kişinin söylem alanını (davranış, görme biçimi, vs. her şeyi) sadece söylenenler tarafından kurulan bir şey değil, aynı zamanda söylenmeyenlerin ve yanlış söylenenlerin de kuruluşuna katıldığı bir şeydir. Fakat daha da önemlisi, devrimsel etkisi olanlar ise söylenmeyenler ve yanlış söylenenlerdir. Mustafa’nın hayatındaki bütün dönüm noktaları da sürekli söylediği ya da ona söylenen gerçekler değil, sessiz kalmış ve ona yanlış aktarılmış şeylerdir. Annesinin kardeşi hakkındaki suskunluğu ve Fikret’in kendisine söylediği yalan.

Mustafa